SAYFA İÇERİĞİ

29 Mart Tam Güneş Tutulması

Güneş Tutulması

 

Tarihte  ilk  kez,  Thales’in  (M.Ö.  625-545),  M.Ö.  28  Mayıs  585’deki  güneş  tutulmasını önceden bildirdiğine   inanılır.   Bu   öngörüsü   Medlerle   Lidyalılar   arasındaki   savaşı engellemiştir.  Barışın  sağlanmış  olması  tarihi  bir  gerçektir,  ancak  bir  tutulmanın  ilk  kez Thales tarafından tahmin edilmiş olmasını söylemek bir yanılgıdır. Mezopotamyalılar, gökcisimlerinin hareketlerini ve gök olaylarını yüzlerce yıl süre ile gözleyerek kayıtlara geçirmişlerdi. Bunları dikkatle inceleyen Babilliler, önceleri tamamen rasgele gibi görünen tutulmaların aslında 18 yıl 11 gün 8 saat (Saros Çevrimi) aralıkla tekrar görüldüğünü biliyorlardı. O devirde insanlar tutulmanın neden ve nasıl olduğunu bilmeseler bile tekrar ne zaman olabileceğini doğru tahmin edebiliyorlardı.

 

Güneş’in,  gezegenimiz  Dünya’nın  ve  Ay’ın  konumuna  bağlı  olarak  bir  güneş  tutulması Parçalı, Halkalı ya da Tam Tutulma olarak karşımıza çıkar. Bunun yanında halkalı ve tam tutulma türleri parçalı olarak başlar, tutulma ortasından sonra yine parçalı olarak sona erer. Güneş Ay’a göre, hacimce yaklaşık 400 kez daha büyük olmasına karşın Dünya’dan 400 kez daha uzakta bulunur. Böylece Güneş ve Ay gökyüzünde yaklaşık aynı büyüklükte görünürler. Ancak,  Ay,  Dünya  etrafında  dairesel  olmayan  bir  (elips)  yörüngede  dolanır  öyleki  bir dolanımı süresince (yaklaşık 27 gün) Ay’ın görünen büyüklüğü %7 nispetinde büyür ve küçülür. Dünya’nın da Güneş etrafındaki yörüngesi bir elipstir ve bir tam dolanımı süresince Güneş’inde Ay gibi Dünya’ya olan uzaklığı değişir. Böylece, Güneş’in de görünen büyüklüğü bir yıl boyunca %2 kadar değişim gösterir. Bu nedenlerden dolayı, eğer Ay’ın görünen büyüklüğü Güneş ile aynı veya ondan daha büyük olursa bir Tam Güneş Tutulması gerçekleşebilir.   Aksi   durumda   tutulma   sadece   Halkalı   veya   Parçalı   Tutulma   olarak gerçekleşir. 29 Mart’ta Ay Güneş’ten daha büyük olacak ve maksimum tutulma bir Tam Güneş Tutulması olarak izlenecektir.

Ay’ın gölge konisinin Yer-Ay uzaklığındaki (ortalama 384.000 km) arakesiti 1 ile 260 km genişliğinde bir bantdır. İlk önce batı bölgelerde başlayan tutulma doğuya doğru yaklaşık ortalama olarak saatte 1800 km hızla ilerler. Bu nedenle yeryüzünde herhangi bir noktadaki tam tutulma süresi 1-5 dakika kadar olur. Çok ender de olsa bazen tam tutulma süresi 7.5 dakika sürebilir. Bir yıl içinde en az 3 (bunların 2’si Güneş 1’i Ay tutulması), en fazla 7 tutulma (5’i Güneş 2’si Ay veya 4’ü Güneş 3’ü Ay tutulması) görülebilir.

29 Mart 2006 Tam Güneş Tutulması

29 Mart 2006 tam Güneş Tutulması, 139 numaralı Saros serisinin 29.ncu tekrarıdır. 15 Mayıs

1501 tarihinde başlayan bu seri 3 Temmuz 2763 tarihinde 71.nci tutulma ile son bulacaktır. Ay’ın gölgesi Brezilya’nın doğusundan başlayarak (Atlantik Okyanusu, Gana, Togo, Nijerya, Libya, Akdeniz, Türkiye, Karadeniz, Gürcistan, Kazakistan ve Hazar Denizi’ni geçerek) Orta Asya Moğolistan’da sona erecektir. En uzun tam tutulma  süresi 4 dakika 6.7 saniye ile Libya’nın güneyinde (Çad sınırında) meydana gelecektir. Bu sırada gölge konisinin Yer’e ulaştığı andaki çapı yaklaşık 184 km olacaktır. Ülkemizde Antalya’da gölge konisinin çapı

170 km ve hızı saatte 3046 km dir. Bulutluluk, basınç ve yağış istatistiğine göre, tutulmanın izlenebilme olasılığı Gana’da %39, Nijerya’da %40, Libya’da %53, Gürcistan’da %37, Rusya’da %40 ve Kazakistan’da %49 iken Antalya’da %60, Karadeniz kıyılarımızda ise %32'dir.

Tutulmaya adım adım ..

Parçalı tutulmanın başlaması ile Güneş, Ay tarafından yavaş yavaş örtülecek. Tam Tutulma evresine  yaklaşıldıkca  Güneş  ışığındaki  azalma  hızla  hissedilir  bir  hal  alacaktır.  Tam tutulmaya 15 dakika kala, etraf alışılmış gündüz ortamından daha karanlık hale gelirken renkler de “kurşuni” tonlara kayacaktır. Güneş’in yarısı Ay tarafından örtüldüğünde, batı ufku kurşuni-mavi renge bürünecektir. Bu arada cisimlerin gölgeleri, bir yüzme havuzunun dibindeki görüntüler gibi, bozulmaya bükülmeye başlayacaktır. Tam tutulmadan 2 dakika önce, ışık şiddetindeki azalma hızla farkedilebilir düzeyde olacak ve ufuklar soluk sarı renginde görülecektir. Bu esnada, hava açık olursa, Güneş’in batısında Merkür ve Venüs doğusunda ise Mars gezegenleri çıplak gözle görülebilir. Yine Güneş’in doğusunda Avcı (Orion) takım yıldızı ve onun en parlak yıldızları olan Rigel ve Betelgeuse, ayrıca Arabacı takımyıldızının en parlağı olan Capella, ve Güneş’in kuzeyinde diğer iki parlak yıldız olan Deneb ve Vega görülebilir. Tutulma sırasında sıcaklığın biraz azalması ile bir kaç dakika için hafif ve serin bir “tutulma rüzgarı” hissedilebilir. Zaman ilerledikçe, gökyüzünün aydınlığı, Güneş battıktan yarım saat sonraki bildik donukluğuna ulaşacaktır.

En heyacanlı an! Tam tutulma zamanına 1 dakika kala Güneş’in sadece küçük ve ince bir bölümü görülebilecek, bu anda ışığının şiddeti artık bir tiyatro sahnesi solukluğundadır. Ay’ın gölgesi göğün dörtde birini kapladığından gökyüzünün maviliği de yitip gitmiştir. Güneş’in, bir “elmas yüzük” halini aldığı tam tutulma sırasında, sadece bu anda görülebilen Güneş’in Korona (Taç) tabakası artık göz önüne serilecektir.

Göz Sağlığımız

Unutulmaması gereken önemli bir konu, tutulma sırasında Güneş’i izlerken göz sağlığınızı korumayı ihmal etmemektir. Basit gibi görünen hatalar, geri dönüşü olmayan göz rahatsızlıklarına neden olabilir. Gözümüz Güneş’den yayınlanan morötesi ışınlara uzun süre maruz kalırsa kanallar ve hücrelerde tahribat, retinal yırtıklar ya da katarakt oluşması kaçınılmazdır. Bu tür tahrip sırasında retina tabakasının bir acı hissi vermemesi, tehlikenin küçüklüğü ya da yokluğu hakkında sizi yanıltmasın. İnce kenarlı bir mercekle odaklanmış güneş ışığı kağıdı nasıl yakarsa, doğrudan Güneş’e bakıldığında göz merceği de aynı görevi görerek görme ile ilgili hücrelerin yanmasına neden olacaktır. Güneş’den gelen zararlı moröte ve kırmızıöte ışınlardan etkilenmemek için ya projeksiyon yönteminden ya da bu ışınlara karşı geçirgenliği çok düşük olan sağlıklı filtrelerden yararlanılmalıdır.

Doç. Dr. Berahitdin Albayrak

Doç. Dr. Selim O. Selam

Yrd. Doç. Dr. Zekeriya Müyesseroğlu

Ankara Üniversitesi Gözlemevi, 06837 Ahlatlıbel-Ankara